Fraud Blocker

Diş Kırılması Nedir? Belirtisi Ve Tedavisi

Dis Kirilmasi Nedir Belirtisi Ve Tedavisi

Diş kırılması çoğunlukla fiziksel darbeler sonucu meydana gelir. Bu durum dişlerde ani ve şiddetli ağrıya neden olabilir. Ayrıca hassasiyet de başlıca belirtiler arasındadır. Böyle bir sorunla karşılaşan bireyler hemen bir diş hekimi tarafından muayene edilmelidir. Kırık dişler tedavi edilmezse daha ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Özellikle pulpayı etkileyen kırıklar dişin kökünde iltihaplanmaya sebep olabilir. Bu tür durumlar genellikle kanal tedavisi gerektirir. Dolayısıyla diş kırıkları zamanında ve doğru bir şekilde ele alınmalıdır.

Diş Kırıkları: Tedavi Süreci ve Önemi

Diş kırıkları özellikle çocuklar ve gençler arasında sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Bu tür yaralanmalar genellikle spor aktiviteleri sırasında ya da trafik kazalarında meydana gelir. Dişin kırılma durumu kırığın yerine ve şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterir. Diş kısmen ya da tamamen yerinden oynayabilir. Bazen diş ağız boşluğundan dahi fırlayabilir. Bu nedenle diş kırıkları acil müdahale gerektiren durumlar arasında yer alır. Diş hekimleri bu tür vakalarda şu adımları izler:

  • Doğru tanı koymak,
  • Etkili bir tedavi planı hazırlamak,
  • Hastanın durumunu düzenli olarak takip etmek.

Bu süreç dişin işlevselliğini ve estetik görünümünü korumak için kritik öneme sahiptir. Diş kırıklarının hızlı ve etkin bir şekilde tedavi edilmesi ileride oluşabilecek ciddi komplikasyonları önler.

Diş Kırılmasına Neden Olan Faktörler

Diş kırılması çeşitli etkenlerden kaynaklanan bir sağlık sorunudur. Genellikle fiziksel darbeler bu durumun başlıca nedenidir. Bireyin yaşadığı kazalar doğrudan dişlerin zarar görmesine yol açar. Diş ve çevresindeki dokuların yapısal özellikleri alınan darbenin etkisini belirler. Özellikle çocukluk ve gençlik dönemlerinde sık rastlanan bu sorun, yaş ilerledikçe farklı sebeplere bağlı olarak devam eder.

  • Düşmeler diş kırıklarının en yaygın sebeplerindendir ve vakaların büyük bir kısmını kapsar.
  • Spor aktiviteleri sırasında yaşanan yaralanmalar,
  • Bisiklet ve motorlu taşıt kazaları,
  • Fiziksel şiddet olayları diş kırıklarına yol açabilir.

Diş çürükleri de dişlerin daha kırılgan hale gelmesine neden olur. Bu durum minimal travmaların bile ciddi hasarlara yol açmasına sebep olabilir. Ayrıca anatomik yapıdaki bazı özellikler örneğin büyük overjet ya da dudak yapısındaki yetersizlikler üst kesici dişlerin travmaya daha açık olmasına yol açar.

Diş Kırılması Ne Kadar Sık Görülür?

Diş kırıkları tüm yaş gruplarında ağız yaralanmalarının önemli bir bölümünü oluşturur. Özellikle çocuklarda bu yaralanmalar diğer tüm vücut yaralanmalarının yaklaşık %17’sini temsil eder. Erkekler bu tür yaralanmaları kadınlardan daha sık yaşar. Kırıkların büyük çoğunluğu üst çenede gerçekleşir ve bu kırıklar genellikle şu dişleri etkiler:

  • Merkezi kesici dişler
  • Yanal kesici dişler
  • Köpek dişleri

Bu dişler ağız boşluğundaki yerleşimleri nedeniyle en sık kırılanlar arasındadır. Tek diş kırıkları birden fazla diş kırığının görülmesinden daha yaygındır. Kalıcı dişler, süt dişlerine kıyasla travmaya daha duyarlıdır. Kalıcı dişlerdeki kırık prevalansı %6.1 ile %58.6 arasında değişirken, süt dişlerinde bu oran %9.4 ile %41.6 arasında bulunur.

Belirtiler ve Muayene Yöntemleri

Diş kırıkları travmatik etkilerle ortaya çıkar ve çeşitli belirtiler gösterir. İlk olarak mine çatlakları genellikle asemptomatik olup dişin yüzeyinde mikro düzeyde izler barındırır. Bu tür çatlaklar transilluminasyon yöntemi ile belirlenebilir. Diğer yandan mine kırıkları daha belirgin şekilde ortaya çıkar ve genellikle dişin kesici kenarlarında görülür. Bu kırıklar dişin mine tabakasının kırılmasını içerir ancak pulpa zarar görmez.

Mine-dentin kırıkları mine ve dentin tabakalarını içerir. Bu kırıklar pulpayı açığa çıkarmadan gerçekleşir ve dişin daha derin katmanlarına zarar verir. Diş hekimleri bu kırıkları klinik muayene sırasında tespit ederler. Hassasiyet veya dişin hareketliliği genellikle bu kırıklarda gözlemlenmez. Ancak komplike mine-dentin kırıkları pulpayı da etkiler ve dişte hassasiyetin yanı sıra sıcaklık ve basınca duyarlılık ortaya çıkarabilir.

Kron-kök kırıkları dişin köküne kadar uzanabilir ve dişin yapısında ciddi bozulmalara yol açar. Bu kırıklar hem klinik muayene hem de radyografik incelemelerle doğrulanır. Kırık parçalar genellikle hareketli olup hastalar bu kırıklarla ilişkili olarak ağrı ve hassasiyetten şikâyet ederler.

Radyografik incelemeler diş kırıklarının tanı ve tedavi süreçlerinde hayati rol oynar. Önerilen radyografi yöntemleri arasında:

  • Paralel periapikal radyografi
  • Dikey ve yatay açılardan çekilen iki ek görüntü
  • Oklüzal radyografi bulunur.

Eğer bu radyografiler yeterli bilgi sağlamazsa daha detaylı bir görüntüleme için koni ışınlı bilgisayarlı tomografi taraması yapılabilir. Bu tarama kırığın yerini ve boyutunu daha net bir şekilde belirlemeye yardımcı olur.

Özellikle diş parçası eksik olduğunda ve hastada yumuşak doku lezyonları varsa eksik parçanın yerini tespit etmek amacıyla dudak ve yanakların radyografisi çekilebilir. Bu tedavi sürecinde eksik parçanın yerini belirlemek ve müdahalede bulunmak için önemlidir.

Tedavi Yaklaşımları ve Süreçler

Diş kırıklarında ilk müdahale genellikle acil durum tedavisidir. Yaralı bölgeye hızla soğuk paket uygulamak ağrıyı ve şişliği hafifletir. Diş hekimleri kırıkların tipine ve şiddetine göre özel tedavi protokolleri geliştirirler.

  • Mine Çatlağı: Eğer çatlak derinleşirse mineyi korumak için etch ve bonding rezini ile mühürleme yapılır. Bu bakteriyel kontaminasyon riskini azaltır ve dişin renginin değişmesini önler.
  • Mine Kırığı: Kırık diş parçasını yerine kompozit ile restorasyon veya gerektiğinde dişin kenarlarını düzeltilmesi işlemleri uygulanır. İlk kontrol iki ay sonra, ardından bir yıl sonra yapılır.
  • Mine-Dentin Kırığı:
    • Maruz kalan dentini korumak için bağlayıcı ajan ve kompozit rezin veya cam iyonomer kullanılır.
    • Kalsiyum hidroksit dentin pulpa yakın olduğunda astar malzemesi olarak tercih edilir.
    • Üst kısım cam iyonomer ile kapatılır.

Kırık parça varsa işlemden 20 dakika önce su veya salin solüsyonunda nemlendirilir. Bu doku hidrasyonunu sağlar ve parçanın yeniden yerleştirilmesine yardımcı olur. Restoratif seçenekler arasında doğrudan kompozit restorasyon balmumu ve indirekt kompozit restorasyon veya seramik restorasyon bulunur.

Pulpa Açığa Çıkan Mine-Dentin Kırığı:

  • Pulpa maruz kaldıysa duruma göre pulpa kapama veya kısmi pulpotomi yapılır.
  • Pulpa maruziyeti kısa süreliyse ve çapı 1,5 mm’yi geçmiyorsa pulpa kapama uygundur.
  • Kısmi pulpotomi açık apeksli genç dişler için idealdir özellikle maruziyet geniş veya uzun süreliyse.

6 ila 8 hafta, üç ay, altı ay ve bir yıl sonra yapılacak pulpa testleri ve röntgenlerle takip ziyaretleri önerilir.

Kuron-Kök Kırıkları:

  • İlk adım kırığın boyutunu ve pulpa tutulumunu değerlendirmek için diş parçasını çıkarmaktır.
  • Pulpa maruz kalmadığında kalan dentin cam iyonomer veya kompozit rezin ile kaplanabilir.
  • Tedavi seçenekleri arasında diş eti kesimi ortodontik veya cerrahi ekstrüzyon ve kasıtlı replantasyon yer alır.

Kök Kırıkları:

  • Kırık kuron parçasını yeniden konumlandırma ve röntgen ile kontrol etme başlıca tedavi adımlarıdır.
  • Kırık iyileşene kadar mobil segment esnek ve pasif bir atel ile stabilize edilir.
  • İyileşme süreci dört hafta, altı ila sekiz hafta, dört ay, altı ay, bir yıl ve sonrasında yıllık kontrollerle takip edilir.

Bu süreçler dişin fonksiyonunu ve estetiğini maksimum düzeyde koruyarak hastanın ağız sağlığını iyileştirmeyi amaçlar.

Diğer Önemli Unsurlar

Diş kırıklarının teşhis ve tedavisinde dikkat edilmesi gereken bazı özel durumlar vardır. Öncelikle süt dişlerinde meydana gelen kırıkların değerlendirilmesi bu dişlerin doğal süreci olan kök rezorpsiyonu ile karıştırılmamalıdır. Bu tür durumlar çocuklarda sık rastlanan bir durum olup farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirebilir. Hassasiyet ise çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir:

  • Luksasyon lezyonları
  • Kök kırıkları

Bu belirtiler genellikle kapsamlı bir klinik ve radyografik inceleme ile doğru bir şekilde tanı konulmasını sağlar.

Olası Komplikasyonlar

Diş kırıkları çeşitli komplikasyonlar doğurabilir. En yaygın görülen sorun pulpa nekrozu olarak karşımıza çıkar. Bu durum dişin canlı dokusunun ölümüyle sonuçlanır. İlerleyen vakalarda dişin iç yapısında çeşitli reaksiyonlar meydana gelir:

  • Kron renginin değişmesi
  • Periapikal apse oluşumu
  • Pulpal obliterasyon

Bunların yanı sıra diş köklerinde rezorpsiyon gözlenebilir. İki tür kök rezorpsiyonu vardır:

  • İçsel kök rezorpsiyonu
  • Dışsal kök rezorpsiyonu

Fistül oluşumu da sıklıkla rastlanan bir başka komplikasyondur. Bu belirtiler dişin yapısında ciddi hasarların işareti olabilir.

Önlem ve Hasta Tavsiyeleri

Diş kırılmasını önlemenin kesin bir yolu olmasa da bazı stratejiler riski azaltabilir. Temas sporları yapanlar için özel yapım ağızlıklar büyük önem taşır. Bu ağızlıklar darbelerin şiddetini azaltarak travmatik yaralanmaların önüne geçebilir. Ayrıca ebeveynler ve okul öğretmenleri acil durumlarda ilk yardım bilgisiyle donatılmalıdır.

Temas Sporları ve Önlemler:

Temas sporları sırasında kullanılan özel yapım ağızlıklar travmayı minimize eder.

Sporcular için bu koruyucular zorunlu hale getirilmelidir.

Eğitim Programları:

  • Ebeveynler ve öğretmenler için düzenlenen ilk yardım kursları.
  • Travma sonrası diş ilk yardımı konusunda pratik bilgiler sunulur.

Bu önlemler diş kırıklarının oluşum sıklığını azaltabilir ve acil bir durumda doğru müdahaleyi sağlar.